11 8 / 2014

Bakmayın öyle
Boş yazıyorum ben
Ne O nun içi titriyor bunları okurken
Ne de benim elim varıyor yazmaya
Geçip gidiyor aklımın köşesinden
Yazmaya değmeyecek kadarmış bizim aşkımız
Düşünsene sevdiğim
Biri özenip sana ayrılıyor sevdiğinden
Bir zamandan sonra köpek gibi özlüyor terkettiğini
Bir bakıyor önce bıraktığı gibi miymiş
Hala seviyormuymuş
Hiçte bile!
Yaraladığın kalbim, anca iyileşiyor..

En büyük cinayettir,
Önce alıştırmak sonra terk etmek sevdiğini..
Ve boktan bahanelerin arkasına sığınmak
Kendinin bile inanamayacağı.
Siktir et,
Acıyı sever oldu bu yürek
Gidişin sebebi oldu sadece..

* Yunus YILDIZ

05 7 / 2014

Çok sevdin biliyorum
Arkadaşını, sırdaşını, aileni herkesi
Gözlerin görmeyecek kadar sevdin !
Yaşayacak çok şey varken
Yaşananlar ağır geldi belki de..

Yalnızlık bastırırdı güneş batarken
Sen rahat koyamazken başını yastığına,
Kimler neredeydi rüyalarında
Kimler için sabahladılar..
Sen uyanmak istemezken
Kimler, kimler için süslendi sabahın aydınlığında
Biliyordun sahi dimi?
Uğruna herşeyini feda ettiğin,
Gidecekti belki bir gün..
Gitme ihtimali kadar sevdin onu!
Sevgiyle şımartmayı seçtin sen
O taşıyamadı sevgini
Layık değildi saf aşklara
Sen ki,
Tutamazdın ellerinden zorla
Çünkü kalan çekmezdi saran elleri,
Sarılırdı sıkıca boynuna..
Belkide buydu eksik olan;
Sen yanağından öpmek isterken
Dudaklarını kaçırmamalıydı..

* Yunus Yıldız

18 3 / 2014

yildizyunus:

ÇANAKKALE

Martın on sekiziydi,
Şimdikilerden çok farklı…
Ne ayaklarında parlak çizmeler vardı
Ne de ellerinde sıcak çorba tasları…
Yağmur gibi yağmıştı mermiler gökten,
Bedenleri inceydi, imanları çelikten.
Tereddüt edip şaşmadılar hedeften
Tüfek tutsa elleri, bebek çıkardı savaşa, sıcak…

(kiibence gönderdi)

20 2 / 2014

Ağladınız mi hiç ona yazarken.
Hatalı olduğunu bile bile
Kabullendiniz mi hatasız olduğunu.
Siz hiç kaybetmemek uğruna
Yok olmayı tercih ettiniz mi !
Katlandınızmı herşeye
Biteceğini bile bile..
Beklediniz mi hic,
Bir gün gerçekten sever diye !
Sevdiniz mi hiç,
Her gün öle öle !
SENİN !
Oldumu uğruna herşeyini feda edeceğin,
Karşiliğinda sadece kalbini isteyecegin biri !
Öfkelendiğinde dişlerini kırılacak kadar sıktın mı hiç !
Anlattin mi duvarlara.
Sövdün mü kaderine günah olduğunu bildiğin halde !
Kustun mu icinde ki nefreti hic tukenmeyeceğini bile bile !
Yapabildin mi O’nsuz !
Olabildin mi baskalariyla !
Ağzindan O’ndan baskasi ciktimi!
Yiyebildin mi O’nsuz yemek !
Yaşayabildin mi nefes almadan !
Başin önde yürüdün mü !
Gittiğiniz yerlere gidince
Kapıldinmi o anın büyüsüne !
Sen yalnızca rüyalarında mutlu oldun mu !
Hiç bir gülüşün seni onun kadar mutlu edebileceğine inandin mi !
Sen yasarken olup, onsuz hayati nefessiz kabul edip, herseyin bir gun düzeleceğine inanip, yine herşeyin eskisi gibi olabilecegine inandin mi ?
Agladin mi hic gururunun yasini silip yalvarircasina sadece ” DON ” diyebildin mi !?
Yeter! dedin mi hic haykirip aci bir sonun, seninde sonun olacağini bilip.
Karşiliksiz, beklentisiz.
O nun yerinede sevmeye calistin mi hic !?

* Yunus Yıldız

04 2 / 2014

Kim bilirdi bir zamanlar yaşanan aşkın, yazılmış o kadar mektubun arasından elime geçen sadece bunun olacağını. Senden kalan tek değerin bir kağıt parçası olabileceğini. Beraberliğin sessiz, ayrılığın ise volkan gibi patlayacağını ve ikimizinde eriyip gideceğini.. Evet bazı aşklar vardır o kadar kavga edersin ayrılırsın dayanamazsın tekrar başlarsın, söz verirsin, yine kavga edersin yine ayrılırsın.. Yada vardır arkadaşların bırak diyordur sana ”biz” varız. Birlikte daha iyi oluruz kafan dağılır vs.. Zamanla onlarda gider sen yalnız kalırsın. Düşünürsün yaşadıklarını.. Hayatının en güzel zamanlarını, en mutlu belki en acı belkide en sıradışı olayı O’nunla geçirmişsindir. Ama önüne bir bakıyorsun o çok değer verdiğinde olmuyor. İçiyorsun unutmak için.. Her seferinde daha fazla! Bir Pazar günü eve geldiğinde ise heryer ” Boş Şişeler ”. Evet bir türlü unutamadığın uğruna canını bile düşünmeden vereceğin o sevgili insandan, sende geriye kalan sadece boş şişeler oluyor. İçince unutacağını sanıyorsun. Unutuyorsunda ama ayıldığında yine O! Aklına geliyor mahallenin uzun merdivenlerinden inerken el ele şarkı söylediğiniz zamanları.. Fotoğraf makinesini bir taşın üstüne koyup girdiğiniz abuk subuk ama bir o kadar da tatlı görüntülerinizi kaydediyorsunuz, daha sonra hatırlamak için. Oysa benim şuan elimde sadece bir mektup var. Çok sevdiğini yazmışsın, hiç ayrılmayacağımızı ve ilerde çocuklarımızın olacağını tabi ki..  Ben hiç farkında olmamıştım beraberliğimizin. Herşey bir anda gelişmişti. Ayrılğımızında öyle.. Bir rüya gibi yaşandı ve bitti. Şimdi elimde bir mektup kaldı senden, birde boş şişeler…

* Yunus Yıldız